HAYAT VE BEN |
|
Otuzbeşime bastım geçen hafta...
İlk yarı bitti: Hayat: 1... Ben: 0...
Ama belliydi böyle olacağı... Nicedir başlamıştı belirtiler:
Yolda çocuklar "Amca şu topu atıversene" diye seslendiklerinde kuşkulanmıştım ilkin...
Sonra;saçlarımdaki beyaz teller tescilledi yarı yolun ufukta göründüğünü...
Baktım,lise fotoğraflarım sararmış,sınıf arkadaşlarım yaşlanmış.Eş dost sohbetlerinde sağlık ve çocuk konuşulur olmuş,seyahat ve aşk yerine...
Gök gibi gürlemeye alışkın müzik setimin ses düğmesini kısar olmuşum,içindeki uçurtmanın ipini çekercesine...
"Bizim zamanımızda" diye başlayan nutuklar atmaya başlamışım mezuniyet törenlerinde -hayret! daha dün değil miydi benimkisi?
Yıllar yılı dudak büktüğüm "ölümden sonra hayat masalları"na kulak kabartmaya başlamışım gizliden gizliye...
İple ç ... devamı |
|
|
FARKINDA OLMALI İNSAN |
|
Farkında olmalı insan...
Kendisinin;hayatın,olayların,gidişatın farkında olmalı.
Farkı farketmeli;farkettiğinide fark ettirmemeli bazen...
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını;
Anne karnına sığarken;dünyaya neden sığmadığını,
Ve en sonunda;bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını farketmeli;
Şu çok geniş görünen dünyanın,ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu;
Henüz bebekken "Dünya Benim!" dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,ölürkende aynı avuçların "Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum işte!" dercesine apaçık kaldığını;
Ve kefenin cebinin bulunmadığını farketmeli.
Azrail'in,her an sürpriz yapabileceğini,
Nasıl yaşarsa,öyle öleceğini farketmeli insan,
Ve ölmeden evvel ölebilmeli.
Hayvanların;yolda,kaldırımda,çöplükte,
Ama kendisinin;güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini;
Eşref-İ Mahlukat (yaratılmışların en g ... devamı |
|
|
BİR KELEBEĞİN DERSİ |
|
Bir gün;kozada küçük bir delik belirdi.Bir adam;oturup,kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı izledi.Ardından;sanki ilerlemek için çaba harcamaktan,vazgeçmiş gibi geldi ona.Sanki,elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamış gibiydi.
Böylece adam,kelebeğe yardım etmeye karar verdi.Eline küçük bir makas alıp,kozadaki deliği büyütmeye başladı.Bunun üzerine,kelebek kolayca dışarı çıkıverdi.Fakat;bedeni kuru ve küçücük,kanatları buruş buruştu.Adam izlemeye devam etti.Çünkü;her an kelebeğin kanatlarının açılıp,genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu ama bunlardan hiç biri olmadı.Kelebek;hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla,yerde sürünerek geçirdi.Ne kadar denesede,a ... devamı |
|
|
|
|