Gezip;yepyeni yerler görmek,gittiğimiz yerlere özgü şeyleri öğrenmek ve oraların bu özel şeylerinden birer parça alıp,ileride Furkan'a vermek üzere saklamak bizim için gerçekten çok keyifli bir durum..Böylece hem genel kültürümüzü artırıyor,hemde ileride Furkan'a koskocaman bir "tarih" armağan edebileceğimiz için çok mutlu oluyoruz..
Bizim için;güzel ülkemizin her bir mekanı aslında "cennet"..Yüce Rabbim öyle güzellikler armağan etmiş ki ülkemize,ne biz gezerek bitirebiliriz,nede gördüğümüz yerlerin güzelliklerini kelimelerle tam olarak anlatabiliriz..İşte bu tarifsiz güzellikteki yerlerden biride,mis gibi tarih kokan,adı gibi şirin köyümüz : "Şirince"
Şirince;Selçuk'un kuzeyindeki dağların arasındaki vadide kurulmuş,ilçe merkezine sadece 8 km.uzaklıkta bir köy..Zeytin ve mandalina ağaçlarının ve yemyeşil mis kokulu bir doğa manzarasının eşliğinde yol alarak varıyorsunuz Şirince'ye..Arabanızı parkettikten sonra,yürüyerek her yerini rahatlıkla gezebileceğiniz nefis bir gezinti başlıyor.Çarşısının ve çarşısında satılan binbir çeşit otantik süs eşyaları,şifalı sabunlar ve tabii ki yöreye has şarapların eşliğinde,merkezine doğru yol alıyorsunuz..Bildiğiniz gibi Şirince şaraplarıyla ünlü ve buraya sırf şaraplarından bile almaya gelenlerin sayısı çok çok fazla..Şarap evleri köyün heryerine yayılmış durumda.Bu arada tam bir turizm cenneti.Her gidişimizde yaz-kış demeden gelen insanların kalabalıklığına şaşırmıyor değilim..
Asıl gezinti;bize göre merkeze vardığımızda başlıyor..Çünkü;oldukça dik bir yokuştan yukarıya doğru çıkmanız gerekiyor.Çıkarken çok zorlanmadığım halde;inişte,yokuşun dikliği sebebiyle her seferinde -ha şimdi düşeceğim! desemde,yukarıdaki Şirince manzarasından ve St.Jean Kilisesinin,vaftiz için ayrılmış bölümü olan Şirince'deki mekanından,kilisenin yanındaki şarap evinin terasında;dilek kuyusunun yanında,bir bardak demli çay ve bir acı kahve içmenin güzelliğinden kendimi alamıyorum..Eğer Furkan gibi bir bebeğiniz varsa,bu yokuşlara tırmanırken aman dikkat..!! Sağolsun babası bir dakika bile omzundan indirmiyor onu..Gerçekten zorlanıyor ve yoruluyor ama Furkan'sızda buraların tadı çıkmaz doğrusu..
Eski tarihi evlerden,yaklaşık 160 adet kadarı halen kullanılmakta ve restore edilerek pansiyon haline getirilmekte.Pansiyonları küçük ama çok otantik.Kısacası tarih ve doğanın içiçe bize sunulduğu harika bir yer Şirince..Eğer tarihi ve otantik yerleri seviyorsanız,gidebileceğiniz ideal bir yer diyebiliriz..
Eğer gittiğinizde,o yokuşları tırmanmayı göze alırsanız,tam kilisenin ve yanındaki şarap evinin ilk giriş kapısının bulunduğu yerde,tarhanacı bir teyzemiz var..Yıllar önce keşfettiğimiz bu teyzeden,her gidişimizde kilo kilo tarhana alıyoruz.Gerçekten her ne kadar devamlı ev yapımı tarhana yiyor olsakta,o teyzenin tarhanasınında üstüne yok diyebilirim..Yine kilisenin bulunduğu yerdeki iki katlı şarap evinin muhteşem personelinin ellerinden,Şirince manzarasının eşliğinde dilerseniz bir kadeh şarap,bizim gibi şarap sevmeyenlerdenseniz bir bardak çay yada bir fincan kahve içmeden dönmemenizi tavsiye ederiz..
Sevgiyle kalın..
Şirince'de çekilmiş fotoğraf albümlerimizden bazılarını aşağıdaki linklerde görebilirsiniz..
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=26
vede
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=95