Bambaşka hayatlar,bambaşka hikayeler..
Keşke;elimizde bir sihirli değnek olsa,herşeyi dilediğimiz gibi değiştirebilsek! dediğimiz olmuştur hepimizin mutlaka..Şu kısacık hayatta;başımıza neler neler geliyorda,elimizden gelen sadece umut etmeye devam etmek.Zaten umut olmasa,hayatında bir anlamı olmazdı değil mi? Umutlarımız güzel yarınlar için..Paylaşarak sevinçleri bir nebze olsun artırabiliyor ve hüzünleri azaltabiliyorsak ne mutlu,biz insanoğluna..
Yaşamın hepimize verdiği rolleri oynamaya devam ederken;işte sizlere,yine paylaşarak hüznümüzü azaltmaya çalışacağımız bir hikaye daha..
Okuyunca;hayatın bize verdiği ve hüzünlenmemize neden olan, belkide büyüttüğümüz ufacık sorunların,ne kadar önemsiz olduğunu anlamanızı ve yavrularını doğurupta,arkasına bile bakmadan cami avlularına bırakıp giden sözde annelere örnek olmasını diliyorum..
Ben bunları yazarken,gözyaşlarıma hakim olamıyorum şu an..Maksatımız kimseyi üzmek değil tabiiki ama hayatın bize verdiği ve dayanılmaz saydığımız üzüntüleri;bu özel dizeleri okurken hiçe sayıp,anneniz,babanız,evlatlarınız ve tüm sevdikleriniz halen yanınızdaysa,birbirinize sımsıkı sarılmak ve değerini bin kat daha fazla bilmenizdir temennim..
Annelik bir kez tadıldıysa;meleğiniz daha minicikken,avuçlarınızın arasından kayıp gitmişse bile asla unutulmaz..Minik Elanur'un aramızdan ayrılışının bu ilk senesi ve onun hatıralarını canlı tutmaya çalışan bir annesi olduğu için çok şanslı..Bizi hissettiğine inanıyor ve tüm dualarımızı Elanur’a gönderiyoruz..
Sevgili Serpil’i yaklaşık bir sene kadar önce tanıdık..Ve onu tanımamıza neden olan yazıyı,aynen sizlerle paylaşıyorum..
“Ben 4 ay bir melekle yaşadım..2008 Kurban Bayramı'nda ilk defa agulamaya başladı.Bu agulamaların,meleğimin bana vedası olduğunu tabi düşünemezdim,bana ilk ve son konuşması olduğunu bilemezdim tabiki..Bayramın son günü,tırnakları uzun olduğu için yüzünü yırttı ve kanamaya başladı.3 gün boyunca inledi.Gitmediğimiz hastane kalmadı.Gaz sancısı dediler..Oysaki gazını çıkartabiliyordu..Yüzündeki kan hiç durmadı.Emdiği sütü olduğu gibi çıkartıyordu..14 Aralık 2008 günü acile götürdüm,-Bebeğiniz sağlıklı;sadece idrarında iltihaplanma var,denilerek ilaç yazıldı ve uzayan bir sarılığı olduğu için kanı alındı yavrumun.Bunun onun sonu olduğunu yine bilemezdim.Sonuçları aldık.Bilirubin düzeyi yüksek çıktı.Karaciğerle ilgili bir problemi olduğunu doktorumuz anladı ve 24 Aralık 2008 tarihine biyopsi için randevu alındı.Evimize döndüğümüzde bebeğimi emzirdim,hep kusan bebeğim bu sefer kusmadı.Uykuya daldı.Yemeği hazırlamaya başladım.Meleğim pembe beşiğinde,meğer can çekişiyormuş,anlayamadım.Kan alınan yerden kanlar akıyormuş,kardeşim farketti.Hemen özel bir hastaneye götürüp pansuman yaptırdım.Dönerken farkettim ki,bebeğim normal değil,kafası sağa doğru kasılmış,sol eli aşağı inmiyor.Hemen çocuk hastanesi aciline götürdük;pazar günüydü ve yalvarıyorum,ağlıyorum doktorlara : -Bebeğime birşey oldu,kurtarın onu! diye.Bir doktor bebeğimi elimden aldı ve kafasına dokunup,hemen yoğun bakıma çıkardı.Bana beyin kanaması geçiriyor dediklerinde,beynimden kaynar sular döküldü sanki.2 saat boyunca;bebeğimi görmek,yeniden kollarıma almak ve emzirebilmek umuduyla beklerken;başka bir hastaneye götürmek için kucağıma verdiler.Ambülansla "Tepecik Hastanesi"ne geldik.Bebeğim kucağımda,tomografi için oradan oraya koşturup duruyordum.Tomografi çekildi ve sonuç : “Her an kaybedebilirim”..Ve öylede oldu.Kucağımda öldü yavrum.Acile gittik,doktor bir yatağa yatırdı.Bir umut derken,kalbi attı minik yavrumun..Hemen canlandırma odasına alındı ve 1 saatten fazla kaldı.Rontgene götürülürken gördüm,minik ayakları oynuyordu.Çok şükür dedim..Allah'ım minik kızımı bana bağışlamıştı.
Yoğun bakıma 14 Aralık 2008 tarihinde yatırıldı.Ertesi gün saat 12:00 de kanama durdurulmak istendi ve ameliyata alındı.Ancak ameliyat sırasında omuriliğine kan gitti ve boyundan aşağısı felç kaldı.Tekrar kapatıldı ve beyin ölümü gerçekleşti..
Bir anne nasıl dayanabilir,ama ben dayanmak zorundaydım..O benim meleğim,ilk gözağrımdı.Tam on gün boyunca yoğun bakımın kapısında yattık eşimle.Ama olmadı,meleğim bana dönmedi.25 Aralık 2008 tarihinde,benim doğum günümde kızımı kaybettim..
Biyopsi istedim ve bir bebekte olmaması gereken bir hastalık "siroz" ve buna bağlı olarak beyin kanamasıyla kaybettim ben bebeğimi..
Benim bir bebeğim yok,ama bir meleğim var....
Allah hepinizin bebeğine sağlıklı ömürler versin” diyordu satırlarında..
Bu bayram Serpil için çok buruk geçti biliyorum..Ve şu dizeleri yazdı meleğine bu kezde :
“Bir bayram daha sensiz,neşesiz ve mutsuz geçti yavrum..Sokaklar cıvıl cıvıl çocuk kaynarken,ben yarımı kaybetmiş oturdum bütün gün.Nice anne baba,çocuklarına bayramlık almışken,ben en güzellerinden çiçekler topladım senin için..İçimi döktüm,sana dokunamasamda toprağına el sürdüm ve o an kendimden geçtim..O anda,bir el omzuma dokundu.-Ağlama yavrum,sen ağladıkça meleğimiz huzursuz olur! dedi,annem..Ben yavruma yanarken,annemde bana yanıyor içinden sessizce.
Bir bayram daha geçti,sensiz,neşesiz ve mutsuz..
Dile kolay 1 yıl geçti ben benden gideli...Minik ellerini,mis gibi bebek kokusunuda aldı giderken.Gökyüzünde anne olmanın sevinciyle uçarken,düştüm geçen sene bugün..Daha nice hayalleri yaşayamadan bitti herşey..İçimde büyüyen yara geçmeden,koca bir yıl geçti.4 ayda doyamadan kaybettiğim kızıma,resimlerine bakıp nasıl doyayım şimdi?
Kokusuna hasret kaldığım kızım,canımın içi neden soğuksun bitanem? Sarılıyorum rüyalarımda sana,özlem gideriyorum ama buz gibi tenin tenime dokunduğunda "-Bu benim kızım olamaz"diyorum.Benim kızım sıcacıktı,mis gibi kokardı,bir dokunuşu yeterdi canım yavrumun ,dünyalara bedeldi."
Bütün sabır dularımız seninle Serpilciğim..Meleğini hiçbir zaman unutmayacaksın biliyoruz ama Yüce Rabbimden senin için dileğim,en az onun kadar sevebileceğin bir evlat nasip etsin en kısa zamanda sana..
Ben hep senin gibi yüce yürekli anneler tanıdım.Meleğin için hazırladığın bloglar,araştırararak biz anneleri bilgilendirmeye çalıştığın çeşitli konularla örnek bir insansın sen..
“Günlerde,arkadaş toplantılarında “bugün bebeğim ne yedi" diye düşünmeden dolaşıp,çocuklarını televizyon ve bilgisayar başına oturtup,chat yapan annelere örnek olsun senin yaptıkların..”
Haydi şimdi sarılın sevdiklerinize,henüz yanınızdalarken....Lütfen...