MENÜ
 HAKKINDA
  • Genel Bilgiler
  • Anne ve Babası
  • Soyağacı
  • Furkandan Öncesi
  • Furkandan Sonrası
  • Doğduğu Gün Türkiye
  • Gelişim Çizelgesi
  • Aşı Takvimi
  • Diş Çıkarma Takvimi
  • Beslenme Takvimi
  • Hayatının İlkleri
  • En Sevdikleri
  • GÜNCESİ
  • Doğmamış Cantaneme
  • Yosun Gözlüme Dair
  • Fotoğraf Albümü
  • Videolar
  • Ziyaretçi Defteri
  • Yarışma Defteri
  • Röportajlar
  • Tavsiye Ettiklerimiz
  • Sağlık
  • Masallar - Hikayeler
  • Yaşamdan Alıntılar
  • Arkadaşları
  • Arkadaşları Hakkında
  • Favori Bebeklerimiz ve     Anneleri
  • Duyurular
  • Furkanın Menüsü
  • Happy Birthday
  • Furkanın Gezi Rehberi
  • Yarışmalar
  • İletişim

  •   KARARLI BİR ÇOCUK YETİŞTİREBİLMEK!
    KARARLI BİR ÇOCUK YETİŞTİREBİLMEK!

    Bebeklerimiz büyüdükçe;kendilerine olan özgüvenleri ve birçok konuda karar verebilme yetileri bizleri hem şaşırtıyor,hemde sevindiriyor öyle değil mi? Kararlarını kendileri verdikçe ve buna saygı duyulduğunu hissettikçe nasılda mutlu oluyorlar..

    Yaşları gereği;aldıkları yanlış kararlar doğrultusunda,biz ebeveynlerin nasıl davranmamız gerektiğini araştırdım ve çıkan sonucu sizlerle paylaşmak istedim bu seferde..

    "Aslında;daha doğdukları anda başlıyormuş karar verebilme yetileri.Daha çok ufak aylarda iken,iki oyuncak arasında yaptıkları tercih bile,bir karar vermeymiş.Üç yaşından itibarende,yaşamları adına karar vermeyi öğreniyorlarmış.Eğer onlara aldıkları kararlar konusunda destek olunmazsa ve her aldıkları karar eleştirilirse,büyüdüklerinde de devamlı başkalarına bağımlı olan bireyler olma olasılığı çok yüksekmiş..

    Bir çocuk;karar verme hakkını devamlı ailesine yada çevresindeki herhangi bir kişiye bırakırsa,büyüdüğü zaman yaşamında "keşkeler" "amalar" ve hatta "herşeyi kabullenmeler" eksik olmazmış.Verdiği karar yanlışta olsa,ileride karar verme cesaretini kaybetmemesi adına,öncelikle kararına saygı duyulmalı ama bu yanlış kararı düzeltmesi için destek olunmalıymış."

    Hangimiz bunu başarabiliyoruz acaba?

    Aslında;bu konu ile ilgili sizlere verebileceğim ilk örnek,çocuklarımıza yemek yedirebilmek için verdiğimiz çaba..Biz anneler,anneliğin verdiği duygusallıkla çocuğumuzun canının istediği kadar değilde,bizim istediğimiz kadar yemesini istemiyor muyuz? Çocuğumuz -doydum ben anne! dedikçe,gerek televizyon,gerekse bilgisayar karşısında ilgisini çekecek bir sürü klip,çizgi film vs..lerle illa yedirmeye çalışmıyor muyuz?Çocuğumuzun ne kadar yiyeceğine bile biz karar veriyoruz kısacası.

    İki tane daha fazla köfte yesin diye yaptığımız bu davranış,aslında onun bilinçaltına işleyen "ben doyduğuma kendim karar veremem" fikrini doğurmuyor mu? dersiniz..

    Başka bir örnek vermem gerekirse,çocuğumuz üşümediğini söyledikçe,biz illaki üşürsün diyerek zorla üzerine yelek giydirmiyor muyuz?Aslında gerçekten üşümeyen çocuğumuza,zorla o yeleği giydirmek "ben üşüdüğüme kendim karar veremem" fikrini aşılamıyor mu acaba ona?

    İşte;bu basit iki örnekten yola çıkarsak,aslında çocuklarımız her konuda kendi kararlarını kendileri verebilselerde,biz anne ve babaların onları koruma adına verdiğimiz bazı ısrarcı kararlardan dolayı,onlara yanlış örnek olduğumuzu düşünmeye başladım.İştahsız Furkan'ımı,uzun süredir yemesi için hiç zorlamıyorum.Yemek yeme saatinde,yine yemeğini hazırlıyor ama dilediği kadar yediriyorum ve soruyorum doyup doymadığını.Doydum dediği anda,yine yediği miktar içime sinmese bile -peki anneciğim! sen doyduğuna karar verebilecek kadar büyüdün artık! dediğimde yemek yeme sorumluluğununda kendisinde olduğunu hissederek,acıktığını söylemeye başladı.Eskiden olduğu gibi,her saat başı birşeyler yesin diye peşinden koşmuyorum artık.Zorlama bittiğinden beri,çok fazla yemeği seven bir çocuk olmamasına karşın,en azından elinde bir tabak ve bir kaşıkla devamlı peşinde koşan bir annesi olmadığı için,"acıktığı zaman acıktığını söylemeyi" öğrendi.

    Tabiki,onlar için risk oluşturabilecek (tehlikeli bir oyuncağa binmek istemek yada keskin birşeyi eline almak istemek gibi) bir konuda,nedenlerini onlara anlatarak karar verme konusunu "kendimize" bırakacağız.O konuyla merak ettiği binbir türlü soruya,bıkmadan cevaplar verecek ve bu konuda kendisine zarar verebileceği için bu seferlik onun yerine karar verdiğimizi defalarca,anlayana kadar anlatacağız.Ama zararsız konularda tercihi kesinlikle kendilerine bırakmalıyız ki,ileride kendilerine güvenen ve istedikleri şeyin neden ve sonuç ilişkisini kurabilen bireyler olsunlar..

    Öncelikle,verdikleri kararlar doğrultusunda çocuklarımıza saygı duymalıyız..

    Empatik olmalıyız.Yani kendimizi onun yerine koyarak düşünebilmeliyiz..

    Onu dinlemeliyiz.

    Eğer ona zarar verecek bir karar aldıysa,ona seçenekler sunmalıyız.

    Verdiği yada vereceği seçeneğin sonucunu göstermeliyiz.

    Verdiği kararı uygulayınca,takdir etmeliyiz.

    Ani kararlar vermesini engellemek yada çok uzun düşünmeyi önlemek için,YETERİNCE düşünme süresi vermeliyiz.

    Hayatın sorumluluklarını alabilmeleri için,önce karar verebilme becerisini kazanmaları,sonra bu becerinin neden ve sonuç ilişkileri arasında bir bağ kurmaları gerekmekte ise,bizler bunu öğrenebilmeleri adına onlara yeterince şans tanımalıyız diye düşünüyorum..

    Sağlıcakla kalın..

     

    (furkanpirepol.com sağlık bölümü sadece kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır..Bir annenin gözlemleri ve o anki konuya hakim hastalık üzerinde çeşitli uzman doktorların fikirlerinin birleştiği ortak noktalardır..Sitede yer verdiğimiz bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak bebeğinize herhangi bir tedavi uygulamayınız.. Lütfen en kıymetlikerimizin sağlığı için en ufak sağlık problemlerinde bile doktorunuza başvurunuz.)

     

     

     
    © 2009 Tüm Hakları Furkan Pirepol'e aittir. İzinsiz kullanılamaz.
    Tasarım ve Programlama : UTKU BİLİŞİM