MENÜ
 HAKKINDA
  • Genel Bilgiler
  • Anne ve Babası
  • Soyağacı
  • Furkandan Öncesi
  • Furkandan Sonrası
  • Doğduğu Gün Türkiye
  • Gelişim Çizelgesi
  • Aşı Takvimi
  • Diş Çıkarma Takvimi
  • Beslenme Takvimi
  • Hayatının İlkleri
  • En Sevdikleri
  • GÜNCESİ
  • Doğmamış Cantaneme
  • Yosun Gözlüme Dair
  • Fotoğraf Albümü
  • Videolar
  • Ziyaretçi Defteri
  • Yarışma Defteri
  • Röportajlar
  • Tavsiye Ettiklerimiz
  • Sağlık
  • Masallar - Hikayeler
  • Yaşamdan Alıntılar
  • Arkadaşları
  • Arkadaşları Hakkında
  • Favori Bebeklerimiz ve     Anneleri
  • Duyurular
  • Furkanın Menüsü
  • Happy Birthday
  • Furkanın Gezi Rehberi
  • Yarışmalar
  • İletişim

  •   İKİ YAŞ SENDROMU
    İKİ YAŞ SENDROMU

    Biz ebeveynler,yavrularımızın bebeklik döneminden kurtulduktan sonra herşeyin daha kolay olacağını düşünüyoruz.Oysaki,şu an iki yaş sendromunu (Allah'tan ki hafif bir şekilde) yaşayan bir çocuğun annesi olarak biliyorum ki,bu hiçte böyle değil.

    Aslında uzmanların dediği,iki yaş ve sonrasında bu sendromun yaşanacağını ve sebeplerini bilmekle birlikte gerekli önlemler alınırsa,bu dönemi atlatmak çok kolay.Ancak ben her ne kadar bu konuda bir uzman olmasamda,bu dönemi yaşayan bir anne olarak; bunun başımıza geleceğini biliyor olmamla,sebeplerini araştırmamla,hatta gereken önlemleri alıyor olmamla bu dönemi kolay atlatmanın pekte mümkün olmadığını savunanlardanım..Ancak ne kadar bilinçlenirsek çok daha kolay atlatılacağıda kesin..

    Çocuklar 12-36 ay arasında özerklik diye adlandırılan bir döneme geçiyorlar..İki yaşla birlikte çocuklar sadece yürümek ve konuşmak gibi eylemlerle yetinmiyor,öfke nöbetleri,ben bilirimcilik,ağlayarak her dediklerini yaptırma ve özelliklede her söylenenin tersini yapabilme gibi eylemlere ihtiyaç duyuyorlar..Kısa zaman öncesine kadar kolay eğitilebilir,laf dinleyen çocuğumuzun gösterdiği bu değişiklik karşısında bazen gerçekten şaşırıyoruz..Bu konuyu araştırdıkçada daha çok şaşırmaya devam ediyorum ve elde ettiğim 2 yaş çocuk davranışlarının bazılarını okudukça,bu dönemi birçok çocuğa nazaran daha hafif atlattığımız içinde şükrediyorum..İşte araştırma sonuçlarımdan bazı örnekler :

    "Anne ve babasıyla sıkça çatışma halinde olan çocukların,bu çatışmalarının en üst noktası öfke nöbetleriymiş.Bu nöbetler çocuğun mutlaka kötü huylu,iyi yetiştirilmemiş ya da sorunlu olduğu anlamına gelmiyormuş tabiiki..Çocukların öfke davranışları,her şeye itiraz etme,ağlayıp kendini yere atma, başını duvara veya yere vurma,yemeği reddetme,yediği yemeği kusma,eline geçeni fırlatma gibi oldukçada çeşitliymiş.Çocuklar yürümeye ve konuşmaya başladıklarında kendilerini ifade edebilmenin yollarınıda aramaya başladıklarından,kendilerinde öfkeyi oluşturacak uyaranlarla karşılaşıyorlarmış.Bu uyaranlar,oyuncağının elinden alınması,engellenme,baskılı tuvalet eğitimi,yemek yeme ve hatta yıkanmakla bile ilgiliymiş üstelik.Ebeveynlerin aşırı koruyucu olması,aile içerisindeki öfke ve şiddet,kardeş kıskançlığı ve aşırı kuralcılıkta bu dönemi tetikleyen en önemli etkenlerdenmiş."

    Ne yaparsak yapalım,bu dönemi hafif yada ağır bir şekilde atlatacağımız kesin..En azından bunu kabullenerek,ne yapmamız gerektiğini bilirsek çok kolay olmasada,daha hafif atlatacağımızda kesin..

    Öyleyse;biz anne ve babalara düşen görevleri yerine getirmeye çalışmakta fayda var..

    Bize düşen görevlerin başında "tutarlı anne-baba" davranışları geliyor..

    Her şeyden önce bu hırçınlıkların geçici bir durum olduğunu bilerek sabırlı davranmalı,soğukkanlı bir biçimde çocukla gereksiz çekişmelere girmeden ilgisini oyunlara yönlendirmeliyiz..

    Çocuğumuzu korkutmadığımız gibi,bu öfke nöbetlerinden dolayıda her istediğini yapmamalıyız..Gereksiz cezalardan kaçınmalı,bu öfkeli duruma öfke ile cevap vermemeliyiz..

    Bu yaştaki çocukların bu davranışları,sosyal çevreye ayak uydurmaya çalışmasının bir parçası ise,bu öfkelerinide düzeyli bir şekilde yaşamalarınada birazda izin vermeliyiz..

    Şunu çok iyi biliyorum ki,çocuğunuzun bu öfke durumunda yanından uzaklaşmak çok işe yarıyor.Biraz sakinleştiğinde,sizi çok daha iyi dinliyor ve anlıyor.Buradaki asıl önemli olan gerçekten sabırlı bir biçimde öfkelenmemek.Gerektiğince ilgili bir anne-baba olmakta çok önemli.Sevgi bağlarınızıda güçlendirecek aktiviteleri birlikte yapmak,zeka geliştirici oyunlar,resimli bir çocuk kitabını ona vererek okumasını istemek ki,(Furkan resimlerine göre çok güzel hikayeler çıkartabiliyor),renkli kalemler ve boyalarla hayal gücünü kullanarak birşeyler çizmesini istemek,birlikte ona özel yemekler yapmak ve yemeğini kendisinin süslemesine izin vermek,bazen inanın taze fasulyeleri bile kırması bizde çok işe yarıyor.Demek istediğim "ilgi" her zaman işe yarıyor..Bir aktiviteyi gerçekleştirmek ama illaki birlikte gerçekleştirmek,birde "tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır" atasözünü unutmamak,bu konunun uzmanı olmayan bir anne olarak benim size tavsiye edebileceklerim..

    Umuyorum ki,profesyonel bir desteğe ihtiyaç duymadan her anne ve baba bu dönemi atlatır.

    Sağlıcakla kalın... 

    (furkanpirepol.com sağlık bölümü sadece kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır..Bir annenin gözlemleri ve o anki konuya hakim hastalık üzerinde çeşitli uzman doktorların fikirlerinin birleştiği ortak noktalardır..Sitede yer verdiğimiz bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak bebeğinize herhangi bir tedavi uygulamayınız.. Lütfen en kıymetlikerimizin sağlığı için en ufak sağlık problemlerinde bile doktorunuza başvurunuz.)

     

     

     
    © 2009 Tüm Hakları Furkan Pirepol'e aittir. İzinsiz kullanılamaz.
    Tasarım ve Programlama : UTKU BİLİŞİM