Bir arkadaşımın,minik prensesi sayesinde tanıştık "Gece Terörü"yle..İlginçtir ki;belkide zaman zaman çocuklarımızın gece uyanıp bizleri huzursuz eden ağlamalarının adıda,belki "Gece Terörü" ama bizler bilmiyoruz.Hem bu ağlamalar,haykırışlar sırasında bizler onları uyanık zannediyoruz ama onlar uyanık gibi görünselerde aslında uyuyorlarmış ve tüm bu huysuzlanmalar uyurken oluyormuş..
Çocuğumuzu büyütürken,böyle bir durumda karşılaşmak oldukça güç olsa gerek.Özellikle diş çıkarma dönemlerinde bizde rastladık gece ağlamalarına ama şükür ki,ciddi boyutlarda böyle bir problemimiz olmadı..
Araştırmalarım sonucu;"Gece Terörü" ile ilgili edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.
Özellikle;3-4 yaşlarında sıkça görülebiliyormuş.Bazen genetik olduğu gibi;kreş değiştiren,öğretmen ve arkadaşlarından ayrılan,huzursuz ev ortamlarında büyüyen,anne-baba kavgalarından etkilenen,her ikiside çalışan anne ve babasından uzak kalan ve yeteri kadar ilgi göremeyen çocuklarda rastlanabilen bir durummuş.Gün içinde yaşanan korku ve kaygılar,hatta gözle görülür bir neden olmaksızın birçok dikkat çekmeyen olay bile,"Gece Terörü"ne yol açabilirmiş.
Çığlıklar atarak uykusundan uyandığı zannedilen çocuk;sizin sakinleştirme çabanızdan anlamadığı gibi,yastıkları fırlatma,değişik sesler çıkararak haykırma ve hatta anne ve babasından kaçma gibi eylemlerde bulunurmuş ve ebeveynler onu uyanık zannederek endişelenselerde aslında uyuyor oluyorlarmış.Etrafındaki kişileri tanıyamazlar ve sorulara cevap veremezlermiş.Çarpıntı,hızlı soluk alıp verme ve terleme görülen bu tip vakalar,terör bitiminde hiçbirşey olmamış gibi kolayca uykuya geri dönerlermiş.
Tıbbi olarak tehlikeli olmayan bu durumdan dolayı;anne ve babaların endişe etmemesi ve böyle bir durumda,kendine zarar verebileceği durumlar hariç çocukla temas etmemeleri öneriliyormuş.Tabi bu durumda yaralanmalarını önlemek adına,evde gerekli önlemler alınmalıymış.Malesef yapılabilecek tek şey,çocuğun yanında olmak ve sakinleşmesini beklemekmiş.
Sıklıkla tekrarlanan ve her gece hemen hemen aynı saatlerde olan bir durumsa,o saatlerden önce çocuğu uyandırmak faydalı olabilirmiş.
Üstelik ebeveynlere korku ve endişe dolu anlar yaşatan gece terörünü yaşayan çocuklar arasında yapılan araştırmaların çoğunda,psikiyatrik bir duruma rastlanmamış ve ilaç verilmeye gerek duyulmamış.
Sadece,çocuk bu nöbetler sırasında epilepsi ve havale gibi bulgular taşıyorsa,o zaman EEG çekilerek araştırılması gerekmekteymiş..
Uyurgezerliklede,yakından uzaktan bir ilgisi yokmuş..
Araştırdıkça şaşırdım,şaşırdıkça şükrettim.Çünkü;her ne kadar tıbben bir tehlike taşımayan geçici bir durum olsada,bir anne ve baba için böyle bir durumu yaşamak güç olsa gerek..
Sağlıcakla kalın..
(furkanpirepol.com sağlık bölümü sadece kullanıcıyı bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır..Bir annenin gözlemleri ve o anki konuya hakim hastalık üzerinde çeşitli uzman doktorların fikirlerinin birleştiği ortak noktalardır..Sitede yer verdiğimiz bilgiler doktor tedavisinin yerini tutamaz.Sitedeki kaynaklardan yola çıkarak bebeğinize herhangi bir tedavi uygulamayınız.. Lütfen en kıymetlikerimizin sağlığı için en ufak sağlık problemlerinde bile doktorunuza başvurunuz.)