Sana yazamadığım son iki ayda;başımızdan geçen hoş serüvenler,aynı adı taşıyan bir önceki güncende olduğu gibiydi.Günceyi bitirirken devamıda var demiştim,işte devamı:
Zaman geçiyor ama;bir annenin yüreğinde,evladıyla geçen her bir saniyenin izi kalıyor.Yazarken,sanki o anları tekrar yaşıyorum.
Yüzümde hoş bir gülümseme beliriyor anılarımızı hatırladıkça,gülümsedikçe dahada mutlu oluyorum.Senin bendeki değerin öyle paha biçilecek cinsten değil,hatta tarifi bile yok biliyorsun.Ve yine biliyorsun ki;seni sevdiğim kadar,anılarınıda çok seviyorum cantanem.
8 Ağustos 2010 tarihinde;"Kuşadası-Ada Thermal Clup"taydık.Aslında burası,öyle herkesin istediği zaman gidip kaldığı bir otel değilmiş.Ben ilk kez karşılaştım böyle bir şeyle ama meğer orada tıpkı devremülkler gibi,kendine ait bir evin oluyormuş ve her senenin bir haftasını bu evlerde geçirebiliyormuşsun.Üstelik;oldukça büyük bir alana sahip olan Otel'de,her sene değişken evlerde kalma şansın bile varmış.Dilersen,sadece Kuşadası'ndaki Otellerinde değil,belli bir fark ödeyerek,ister yurtiçi,ister yurtdışındaki bu firmaya ait otellerde de kalabiliyormuşsun.
Merak ediyorduk,gittik ve merakımızı giderdik.Bu oteldeki evlere sahip olabilmek için şartlar nedir? ve nasıl bir oteldir? sorularına cevaplarımızı aldık ve çokta memnun kaldık diyebilirim.
Hoş bir abla eşliğinde,tüm oteli ve birbirinden güzel yapılmış evleri dolaştık.Sen babanla havuza girdin,bende şartlar konusunda sohbete devam ettim Sevgili Ebru'yla.
Hatta o sırada,Savaş Abin ve Gönül Abla'nla karşılaştık tesadüfen.Meğer onlarda birkaç ay önce evlerini almışlar bu otelden ve ilk tatillerini yapmak için gelmişler bile.
Havuz sefanız ve yemek ihtiyacımızıda karşıladıktan sonra,Savaş Abin,Gönül Ablan ve Gönül Abla'nın kardeşleriyle yaptığımız sohbetler sonrası,geç diyebileceğim bir saatte evimize doğru yola çıktık.
Sen arabada her zaman olduğu gibi uyudun,eve geldiğimizdede -Gezmek istiyorum ben,eve girmeyeceğim! diye tutturdun her zaman olduğu gibi.Ağlamalar eşliğinde evimize girdik.Gezme konusundaki bu doyumsuzluğun umarım büyüdükçe geçer.Gezintiler sonrası,eve girme konusunda oldukça sıkıntı yaşatıyorsun bize.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=169
21 Ağustos 2010 tarihinde;Sevgili Müge Teyze'nin organizasyonu olan,bir buluşma günü düzenlendi.Günler öncesinden heyecanla arkadaşlarınla buluşacağın günü bekledin.Nihayet o gün geldi ve Ramazan'a denk geldiği için birçok arkadaşımız katılamamış olsada,Sevgili Müge ve minişi Irmak,Sevgili Nilgün ve kuzucuğu Zeynep,Sevgili Zuhal ve yakışıklısı Arda ve bebeğini Ekim ayında kucağına alacak olan Sevgili Serpil'le birlikte harika saatler geçirdik.En kısa zamandada tekrarlayacağız nasipse.
Günün akşamında,babanın Teyze'sinin Çeşme'deki evine iftara gittik ve bugünüde böyle keyifli bir şekilde bitirmiş olduk.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=170
Ramazan ayının yarısı geldi geçti bile,Rabbim nasip ettide şu ana kadar tutabildim oruçlarımı.Tabi sende bana eşlik ettin akşam saatlerinde.Her akşam,havanın kararmaya başladığını farkettiğinde,top patlayana kadar -bende tutacağım! dedin ve bana eşlik ettin Yosun Gözlüm.Rabbim kabul etsin inşallah.Heyecanla topu bekledik her akşam.-Top patladı! Oley! diye sevinerek attığın naralar eşliğinde, orucumuzu açtık.Babanada eve geldiğinde,nasıl oruç tuttuğunu ve top patlayınca nasıl orucunu açtığını anlattık her akşam sevinçle.
Urla-Özbek-Akkum'un bizdeki değerini biliyorsun.29 Ağustos 2010 tarihinde,orada açtık orucumuzu.Ben her zaman olduğu gibi,Emine Abla'nın muhteşem balıklarından yedim,sizse babanla malesef "köfte".O kadar çok istiyorum ki balık yemeni;ama küçükken severek balık tüketen sen,artık neredeyse hiç yemiyorsun gibi birşey.Anca;çaktırmadan çorbalarının içine kattıklarım kadarıyla yetinmek zorundasın malesef.Damak tadını sevmiyorum senin,sağlıklı olan hiçbirşeyi sevmiyorsun.Sevdiğin şeyler,hep sağlıksız besinler.Sana yemek yedirmek çok zor.Böylece idare edip gidiyoruz işte birtanem.Sen yemekten kaçan evlat,ben kovalayan anne.
Bugünkü favorimizde,oradan aldığımız "dönen renkli fırıldak"tı.Döndüre döndüre başımız döndü.
Unutmadan yazayım.Birde ilk kez bisiklet sürmesini öğrendin.Babaannenin aldığı "Ben-10" bisikletini,sürme çalışmalarına başlama imkanımız olmamıştı ne zamandır.İlk kez bugün yanımıza aldık ve birkaç denemeden sonra hemen kavradın.Maşallah benim akıllı bebeğime.Böylece;bir ilkimize yine Özbek'te gerçekleştirmiş olduk, çoğu şeyde olduğu gibi.
Seni seviyorum cantanem ve hergün çoğalan bir sevgiyle sevmeye devam ediyorum.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=172