Zaman su gibi akıp geçiyor.Yaz aylarına girdik giriyoruz derken,bir baktık ki sonbahar gelmek üzere.Seninle doludizgin geçen ayların ardından,bize kalan yine bir avuç mutluluk.
Güncene bakıyorum da,neredeyse iki ay olmuş sana yazamayalı.Tarihleri unutmamak adına;karaladığım minicik not kağıtları elimde,ilk fırsatta başladım yazmaya.Öyle dolu bir yaz geçirdik ki,inanki meleğim ne kadar yazmak istesemde nasip olmadı.İlk kez bu kadar ara veriyorum,sana dair düşüncelerimi aktarmak için.Üzgünüm.
Misafirlerimiz;gezintilerimiz derken,koca iki ayı devirmişim.Yinede çalışma masamın ilk kurtarılacakları bölümündeydi,sana dair minik notlar.Hemen kısaca bu iki ay içinde yaptıklarımızı bir anlatayım,sonra daha neler var neler sana ait içimde bilemezsin.Yazamadığım bu iki ayın acısını çıkartmak istercesine birikmiş duygularım var,yüreğimde sana anlatmak istediğim.
Öncelikle;gezintilerimize,hiç ara vermeden devam ettik.Tabi;büyük bir bölümü,sadece hafta sonlarımıza aitti ama bu arada kısacıkta olsa iki tatil sıkıştırmayı becerdik aralara.Zaten fotoğraf albümlerine eklediğim fotoğraflardan anlaşılıyor yüzündeki mutluluk ama ben yinede kısaca değinmeden geçemeyeceğim.
İlk gezintimiz,Çeşme-Ilıca'ya oldu.Tarih : "11 Temmuz 2010".O günkü merakımız,çiçek sulamacaydı.Sevdiğimiz yerler arasına girmeyi başaran "Sedir"de;biz karnımızı doyurma telaşındayken;sen,Cafe'nin çiçeklerini sulama telaşındaydın.-Biz karnımızı doyuruyoruz ama ya onlarda açsa! diyerek,Cafe'nin bütün çiçeklerini özene bezene suladın birtanem.Bizim içinde aslında iyi oldu,senin sulama işi ile oyalanman.Uzun süreden beri;gittiğimiz bir yerde üstelik Temmuz ayının en deli sıcaklarının altında,böyle püfür püfür esen rüzgarın,tatlı serinliğinde kahvelerimizi bile yudumladık rahat rahat.
Oradanda Kumrucu Şevki'ye geçtik ve yine aynı esintide,saatlerce denize karşı oturduk.Sen scooter'ına bindin,ayrıca iki güzel bayanla arkadaş oldun ve onlarla oyunlar oynadınız meleğim.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte :
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=160
19 Temmuz 2010 tarihinde,bir "Süpürgesiz Cadı" geldi ziyaretimize.Vakitleri fazla olmadığı için;bütün günü birlikte geçiremesekte,Burda Avm'de harika diyebileceğim üç saat geçirdik."Süpürgesiz Cadı" lakaplı arkadaşın,Sevgili "Tuğçenaz".Ankara'da oturuyorlar ve uzunca bir süredir görüşmeyi çok arzu ettiğimiz halde,görüşememiştik.Tuğçenaz'ın Çeşme'de oturan anneannesini ziyarete geldiklerinde,işte bu fırsatı değerlendirdik ve ikinizi buluşturduk.Tuğçenaz tam bir "Süpürgesiz Cadı" gerçekten.Senin gibi,"dediğim dedik,çaldığım düdüklerden" tabiri caizse.Anlaşabileceğinizi baştan pek düşünmesekte,hiçte umduğumuz gibi olmadı.Oldukça eğlendiniz birlikte.Bende Sevgili Tuğba'yı gördüğüme çok sevindim.Hoş sohbetler,sizin oyun salonundaki eğlenceleriniz ve yemeklerimizi yedikten sonra ayrılmak zorunda kaldık ama Tuğçenaz'ın o güzel maviş gözlerinin büyüsü,hala gözlerimizin önünde.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=161
11 Temmuz 2010 tarihinde,"Kuşadası Efesia Holiday Beach Clup"ta,kısacıkta olsa bir tatil imkanımız oldu.En çok sen sevindin tabi bu işe.Gittiğimiz her gezintide bizde çok eğleniyoruz ama senin yemek yeme sorunun baya bir canımızı sıkıyor.Özellikle gezintiler sırasında yaşanan bu sorunu atlatamadık henüz.Öyle heyecanlı ve inatçı bir yapın var ki,sadece havuza ve denize girmek isteğin,bu inatçılıktan ve heyecandan yemek yedirmiyor sana.Normalde banyo yapmayı,yüzüne su geldiğinde nefessiz kaldığından pek sevmediğin halde,denizde ve havuzda nedense çok seviyorsun.Sabahtan akşama kadar aç bir şekilde,sadece deniz ve havuz sevdası.
Otelden aldığımız,su fışkırtma aleti favorimizdi bu seferde.İnsanları ıslattıkça daha büyük bir hevesle hiç çıkartamadık seni havuzdan.Söylene söylene yediğin birkaç lokma hariç,sadece akşam yemeği oldu yediğin.
15 Temmuz'da olan doğum günümün şerefine;kendi ellerinle birde pasta hazırlamışsın bana,açık büfedeki türlü çeşit pastaları birleştirerek.Otelde mum bulamamışsınız ama bulduğunuz maytapıda pastanın üzerine takıp,-Sürpriz! diye bağırarak getirdiniz bana.Nasıl mutlu oldum anlatamam meleğim.Rabbimin bana verdiği en değerlim,cantanem.
Gecelerin adamıydın üstelik.Çocuk diskosunun kralıydın her zaman olduğu gibi.Daha mini clup eğlenceleri başlamadan;sahnede yerini alıp,dans gösterileri yaptın konuklara.Dans gösterilerinin sonunda selamlar verdin büyük adamlar gibi.Aldığın alkışlarda cabası.Gurur duyuyorum seninle.
Bu güzel tatile ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=162
27 Temmuz 2010 tarihinde;anne yarın saydığımız,Sevgili Diloş'uma gittik.Zaten onlara gitmeye pek bir heveslisin.Çünkü orada;"Mustafa Abin" ve kardeşi "Ege" var.Mustafa abin;her zamanki gibi,ılımlı ve uyumlu bir çocuk.Benim ilk göz ağrım.Küçükkende hep öyleydi zaten.Büyüyüncede birşey değişmiyor.Oysa kardeşi Ege;tam bir canavar,maşallah tıpkı senin gibi.Karakterleriniz birbirine benzer olunca,arada sorunlar yaşanıyor tabi.Nasıl bir gürültü yaşanıyor sorma, siz biraraya geldiğinizde.Ama çok keyifli,çok gülüyoruz size.Eskisi gibi görüşemesekte,yinede ilk fırsatta görüşüyoruz.Ve her gidişimizde;yatıya kalmayacağız desekte,öyle hoş sohbetlerimiz oluyor ki,sabahlamadan edemiyoruz.
Gün boyu hiç uyumadınız,tabi böyle olunca akşam vakti uykunuz geldi.saat 20:00'den;22:00'ye kadar kestirince,bu seferde gece uyumak bilmediniz.Dilek Teyze'nin kardeşi Gülay Teyzen,bizi rahat bırakmanız için size sandalyelerden kaydırak yaptı.Bu seferde,tek sandalyeyi paylaşamadınız.Sayısı ikiye çıkan sandalyelerde paylaşılamayınca,üçünüze birer tane sandalyeden kaydırak yapıldı ve gecenin 03:00'ünden 04:00'üne kadar,kıkırdaya kıkırdaya sandalyelerden kaydınız.Sizin ve bizim için çok keyifliydi ama komşular içinde aynı şey geçerli miydi bilemeyeceğim.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=164
30 temmuz 2010 tarihinde ise,Muğla'da oturan Aslı Teyzen ve minik yakışıklısı "Enes" geldi bize.Aslında çok ters bir zamana geldi gelişleri.Evimiz yeni ilaçlanmıştı ve ilaç firması yapması gereken ilacı değilde,başka bir ilaç yaptığından,bunu farkettiğimizde yeniden ilaçlatmak için kavga dövüş tekrar çağırdığımız güne denk geldi.Bize gelmek için telefon ettiğinde,onları kırmamak için kabul ettim ve ilaçlama tarihini bir başka tarihe erteledim ama,bir önceki ilaçlamadan dolayı senin direk temas ettiğin şeyler torbalanmıştı ve yeniden ilaçlanacağından dolayı hiçbirini açmamıştım.Birde ilaçlamadan sonra kısacık bir tatile daha gideceğimizden,eve alışveriş bile yapmamıştık.Babanında toplantısı akşam uzun sürünce ve Aslı Teyze'nde zaten o akşam biraz geç haber verdiğinden ve sabahta 08:00 gibi geldiklerinden,elimizde ne varsa onları ikram etmek zorunda kaldık diye üzüldüm ama yinede keyifli bir gündü.Sen;oyuncaklarını Enes'le paylaşmadığından dolayı biraz zor saatler geçirttin bize.Her ne kadar paylaşman konusunda seni ikna etmeye çalışsamda,malesef beceremedim.Yani anlayacağın öyle tersliklerin olduğu bir ana denk geldiki,bir dahaki gelişlerine nasipse telafi ederiz artık.Akşam yemeğini dışarıda yedik hepbirlikte.Sonra onlar evlerine gitmek üzere yola çıktılar.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=165
Bu arada;tüm bunların aralarına sıkıştırdığımız,seninle başbaşa geçen gezintilerimiz var."İzmir kazan-Biz kepçe" dolaştık durduk hep o aralar.
Bu gezintilerin fotoğraflarıda bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=167
Ağustos ayı gelip çatmıştı.Ardımızda bıraktığımız,bu bir aya yinede bir sürü şey sığdırmanın mutluluğunu yaşıyorduk.
1 Ağustos 2010 tarihinde;sadece bir gün-1 gece süren,kısacık bir tatilimiz daha oldu."Çeşme Altınyunus "Thermal Hotel"de,çok keyifli bir gün geçirdik.Sen yine,havuz kuşu oldun,bizse zorla ağzına iki lokma sokabilmek için peşinde koşan takipçiler.
O gün;ilk kez çok yakından bir helikopter gördün ve pilotun nerede oturup,helikopteri havalandırmak için hangi düğmelere bastığına varana kadar bir sürü meraklı soruyla ve sorularına yine kendi verdiğin bilmiş cevaplarla inceleyip durdun helikopteri.
Birde ilk kez gördüğün bir arabanın markasını merak ettin.Markası nerede yazıyor yada amblemi nerede diye araştırma yaptın kendince ama markasının yazılı olduğu yeri bir türlü bulamadık.Hala arada aklına gelir,-Markası neydi acaba? diye düşünürsün.
Bu güzel güne ait fotoğraflar bu linkte:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=168
Devamıda var tabi,onlarda bir sonraki güncende.