Sana anlatacak ne çok şey var Yosun Gözlüm.
Annelerin,bebeklerine anlatmak istedikleri tüm bu şeyleri "söz uçar,yazı kalır" misali yazabilmeleri için,fazladan iki saat daha verselerdi keşke.Bir gün;sadece annelere özel,keşke 26 saat olabilseydi bebeğim.Günün ve gecenin artık bana yetmediğini düşünüyorum.Bu belkide,sen büyüdükçe daha bir dolu dizgin yaşamaya başladığımızdan mı yada benim artık yaşlanıyor olmamdan mı? kaynaklanıyor kestirebilmiş değilim..
Ancak;geriye dönüp yazdıklarıma gözattığımda,yinede kaçırmadığımız bir sürü özel dakikayı okudukça duygulanıyor ve hiç olmazsa buna şükür diyebiliyorum.Ve çoğunlukla ağlıyorum.Seninle geçen her bir anının kayıtlarda kalıp,bana tarif edilemez hisler vermeside anlatılamayacak kadar güzel birşey.
Bu pazarımızın ilk durağı;"Hugo Boss" firması'nın,her senenin Mayıs ayında düzenledikleri Olimpiyatlar'ıydı.Amcan ve yengoşun davet etti bizi,bizde severek gittik.Maksat bir arada olmak,hoş sohbetleri ve günün tadını birlikte paylaşmaktı.Sen her zamanki gibi amcanın ve Delfoş'un peşinden ayrılmadın.Amcan sana ne istiyorsan aldı.Sucuk ekmek ve dondurma yedin.Çocuk oyun alanlarında oynadın ve deli gibi koşturarak geçirdiğin yaklaşık bir 4 saat geçirdik birlikte.Yanımızda ayrıca;yengoşunun güzeller güzeli kardeşi Özden ablan,eşi Emre,arkadaşları Fatoş,eşi ve çocukları,ayrıca şimdi isimlerini hatırlayamadığım bir aile ve minik yakışıklıları Yağız vardı.3 aylık minik bir güzellikti Yağız.Sanki sen çok büyümüşsün gibi,bir abi edasıyla öptün ve yanaklarını okşadın onun..
Aile demek,herşey demek aslında.Zaman zaman hayat mücadelesi biraz koparsada bizi birbirimizden,en zor anımızda,dar günlerimizde ilk başvurduğumuz yer,aradığımız sağlam omuzlar hep ailemiz oluyor.
Ne yalan söyleyeyim,kardeşim gibi seviyorum amcanı.Bu hep böyleydi.En görüşemediğimiz zamanlarda bile,küçük kardeş özlemimi giderdiğim diye düşündüğüm kişi amcan oldu hep.Yengeni ve Delfoş'umuzuda tabi çok seviyorum.Umuyorum gün geçtikçe sevgilerimiz daha da artacak.
İşte bu güzel insanlarla yaklaşık 4 saat geçirip,sonra vedalaştık.Tabi sen biraz yaslarını tuttun arkalarından.
-Nereye gidelim? diye düşünürken,bu işlerin uzmanı babacığın bizi Menemen'de yeni açılmış bir yer olan Radika'ya götürmeye karar verdi.Anneanneni ve dedenide alıp,doğruca evimize bu yaklaşık 1,5 saat kadar uzaklıkta olan yere gittik.Tam bize göre bir yerdi üstelik.Yeşillikler içinde,hazır mangallarda dilediğimiz gibi etlerimizi pişirebileceğimiz,çocuk oyun alanları ve şişme oyun sahaları bulunan,üstelik çocuklar sıkılmasın diye bisikletine kadar düşünmüşlerdi.
Yemyeşil çimlerde yuvarlandın,ördek yavrularını ekmekle besledin,şişme oyun sahalarından hiç inmedin,diğer müşterilerin çocuklarıyla futbol oynadın ve Radika'ya ait bütün oyuncaklar benim diye diğer çocuklara hiç elletmek istemedin.
Son anda;oraya gelen müşterilerin çocuklarında gördüğün scooterları görene kadar hoş geçen vakitler,-İlla bende bineceğim! diye tutturmanla ve bir kızcağızın elinden zorla scooterını alıp binmenle son buldu.Aile tamda kalkmak üzereydi ve sen arkalarından çok ağladın bebeğim.Düşersinde bir yerin incinir diye;sana bugüne kadar almayı hiç düşünmediğim birşey olsada,yarın o çok istediğin Calliou scooterının siparişini inşallah vereceğim.Öylede beceriklisin ki maşallah,hemen kullanmayı nasıl becerdiğin konusunda bazen sana çok şaşırıyorum bebeğim..
Güzel günün ardından bize kalan,güzel hatıralar.Hatıraların en güzel yanı tabi ki "sen".Daha anlatacak ne çok şey var ama dediğim gibi fazladan iki saat daha gerekiyor bana.Olsun varsın!Zaten fotoğraflar herşeyi anlatıyor.
Hugo Boss 2010 Olimpiyatlarında çekilmiş fotoğraflardan oluşan fotoğraf albümümüz:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=153
Menemen-Radika'da çekilmiş fotoğraflarımızdan oluşan fotoğraf albümümüz:
http://www.furkanpirepol.com/resim_kategori.php?resim_id=154
bu linklerde.